"Istanbul'a her gelisimde kirolarin sayisi katlanarak cogaliyor." dedim gecende kardesime Valikonagi'nda yanimizdan iki kirosu gectikten sonra. "Ne anlamda kiro?" diye sordu. "Her anlamda guzelim". Giyinis, davranis, konusma. Belli bir kesime para kova ile tepeden atildigindan ne o parayi kazanma adaplari gelisiyor ne de dogru duzgun kullanabilme adaplari. Yine Ilber Ortayli'dan geliyor "Milletin ukalaligi, kendini begenmisligi had safhada. Daha da kotusu bir halt olmadiklarini biliyorlar, ama buna ragmen kendilerini begenmeye devam ediyorlar." Oyle tipler yani. Nedir o jipler, pick-up'lar, bilmemne marka arabalar? Yok efendim bunlar Paris'te! Bizdekilerin statu gostergeleri zaten: araba, cep telefonu... At, avrat, silah ucgeninde tikanmis kimlikler ve kendilerini kanitlama cabalari. Macka'dan Tesvikiye'ye gecmek icin ITU kampusune girdim. Beni az daha ezecek bir Jaguar'dan zor kacip, Porche'sini parkedemeyen 19 yasindaki ogrenci kizlarla dalga gectim kendi kendime. Oradan Nisantasi'na dogru ciktim. Dantellerim kafelerine oturmuslar. Kirolarim pantolonlar dizlerine kadar dusmus, konusma ozurlu hayatlarina devam ediyorlar.
Konusma ozurlu demisken de aklima Beren Saat geldi. Kizin konusmasini asla anlamiyorum. Altyazi veya birinin bana gercek zamanli tercumanlik yapmasi gerekiyor. O yuzden "Deli Sarayli" dizisi accayip hosuma gitti. Doldurmuslar Devlet Tiyatrolari'ndan oyunculari, dogru duzgun hitap, oyunculuk, rol izleniyor.
0 yorum:
Yorum Gönder